Schon die Möglichkeit, einen Job zu haben, machte ihn zum glücklichsten Mann der Welt.
İşimizin olması ihtimali dahi dünyanın en mutlu adamı yaptı
Die Möglichkeit, dass er mein Job ist, machte ihn zum glücklichsten Mann der Welt.
onun işim olması ihtimali bile dünyanın en mutlu adamı yaptı.